13 Haziran 2021

The English Game

1800’lerin İngiltere’sinde geçen, İskoçya’dan İngiltere’ye para karşılığında futbol oynamak için gelen Fergus Sutter’ın hayat hikayesini konu alan diziyi sizler için inceledik.. Keyifli okumalar dileriz.
Spread the love

Eve kapandığımız şu günlerde  Netflix’in en son yapımlarından olan  futbol içerikli mini dizisi; The English Game’i inceleyeceğim… 1800’lerin İngiltere’sinde geçen, İskoçya’dan İngiltere’ye para karşılığında futbol oynamak için gelen Fergus Sutter’ın hayat hikayesini konu alan bu yapım, bizlere ayrıca; işçi sınıfı ve zengin sınıfının da mücadelesini sunmaktadır.
 
  Biz futbol severler için futbolun ilk yıllarına tanıklık etmek, kuralların ve oyunun gelişimini görmek için bu dizi güzel fırsat. Futbola ilginiz olmasa bile, dizi sadece futbola odaklanmayıp, dönemin hayat şartlarını, sınıfsal farklılıkları ve kadınların toplumdaki yerini de yansıtan bir dizi olduğu için herkesin hoşuna gidebileceğini düşünüyorum. Tarihteki ilk profesyonel futbolcu olarak bilinen Fergus Sutter, arkadaşı Jimmy Love ile İskoçya’dan İngiltere’nin Darwen kasabasına para karşılığında futbol oynamak için gelirler. Para karşılığında bu işi yapan ilk futbolcular olarak bu ikili literatürde yerlerini almışlardır. Para karşılığında futbol oynamanın yasak olduğu dönemde, takımlar FA CUP için büyük mücadele içindedirler. Bir işçi takımı olan Darwen’de futbolcular aynı zamanda kulüp yöneticisinin fabrikasında çalışmakta… İşçi sınıfın takımı Darwen’in,, Güneyli zenginlerin takımı olan Old Etonıans’a karşı mücadelesi dizinin odak noktalarından. Old Etonıans takımınının dikkat çeken tarafı, futbolcuları aynı zamanda federasyon kurulunun da üyeleri ve içlerinde federasyon başkanı bile bulunmakta. Tabi böyle bir iklimde adil futboldan bahsetmek biraz zor. Fergus’un bu duruma karşı duruşu, oyundaki Amerikan Futbolu tarzını da yıkması, ne kadar büyük bir karakter olduğunu gösterir. Dizide en çok dikkatimi çeken an Fergus’un takıma gelir gelmez liderliğini ortaya koyuşu ve tüm takımın topun peşinden gitmemesini paslaşarak oyunu oynamanın gerekli olduğunu arkadaşlarına aktarması oldu. Bu sayede zengin sınıfı ve federasyon takımı olan rakibine karşı ilk yarı 4-0 lık yenilgiden ikinci yarı 4 gol atarak beraberliği sağladılar. Dizi sadece futbolla kalmıyor, zengin sınıfın taraftarları maçlara at arabasıyla ve  şık kıyafetlerle giderken, işçi sınıfı taraftarı maçlara dahi gidememekte… Ama futbol hepsi için bir yaşam standartı. Dizi 4. bölümde Fergus’un FA Cup’tan elenen Darwen’ı bırakıp yine başka bir işçi kesiminin takımı olan Blackburn’e transferi ile farklı bir hal alır.  Bu durum taraftarlardan ve takım arkadaşlarından büyük bir tepki alsa da Darwen kulüp başkanının bir işçi takımının kupayı kazanmasını istemesi ve bunu yapabilecek tek kişi olarak da Fergus’u göstermesi ile tepkiler biraz da olsa yumuşar.

Futbolun sadece bir oyun olamadığını, şuanki modern endüstriyel futbolun aslında sokaktan geldiğini, futbolun aslında işçi sınıfının ezilen sınıfın bir başkaldırısı oluğunu bize hatırlatan bu diziyi herkese tavsiye ediyorum ve yazımı   dizinin yaratıcısı olan Jullian Fellowes’ın, Suter icin söylediği sözler ile noktalıyorum.”O İngiliz oyununu gerçekten değiştirdi, ondan önce futbol rugby gibiydi ve çok vahşiceydi”   Sağlıcakla kalın…