7 Aralık 2021

BEŞİKTAŞ 2020/2021 SEZONU İLK YARI ANALİZİ

Beşiktaş Futbol Kulübünün 2020 / 2021 sezonu nasıl geçti ? Kimler transfer edildi ? Beşiktaş için sezon nasıl başladı , nasıl devam ediyor ? Transferlerin katkıları ne oldu ? gibi sorulara en net ve objektif yorumu bu yazımızda bulabilirsiniz.
Spread the love

BEŞİKTAŞ 2020/2021 SEZONU İLK YARI ANALİZİ

  Beşiktaş, önce Şampiyonlar Ligi’nden, sonra Avrupa Ligi’nden elenmiş, geç kalınan transferlerle her açıdan zor durumda yeni sezona giriş yapmıştı. Rakiplerinin arka arkaya açıkladığı transferler, Ahmet Nur Çebi yönetiminin ekonomik açıdan çektiği zorluğun yanında bir de taraftardan tepki almaya başlamış, Rachid Ghezzal’ın lisansının son dakikalarda federasyona motorla yetiştirilmesi de sosyal medyada gündem olmuştu.

  Buna rağmen Sergen Yalçın’ın takımı ligin ilk maçında zorlu Trabzonspor deplasmanından 3 golle galip ayrılmıştı. Ama diğer maçlarında aynı başarıyı sağlayamamış, ilk 4 maçtan sadece 4 puan alabilmişti. Bu kötü başlangıçtan sonra yeni transferler Rosier, Josef, Ghezzal ve Aboubakar artık birlikte oynamaya başlayınca takım hem oyun olarak hem sonuç olarak büyük farklılık göstermişti.

  Önce Başakşehir maçında, sonra Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe derbisinde alınan sonuçlar ilerleyen dönemde yakalanan ivmenin temelini oluşturdu.

  Bu maçlardan sonra takım olarak organize hücumlar yaratan Beşiktaş, kurduğu önde baskıyla defansif anlamda çok az pozisyon vermeye, üst üste gol yememe serileri yakalamaya başladı. Topu hızlı kazanarak atak sürekliliğini sağlıyor, hücumdaki oyunculardan en verimli şekilde yararlanıyordu.

  Önceki sezonlarda çokça eleştirilen Larin bile, yaptığı arka direk koşularıyla ve attığı gollerle gol krallığına aday olmuştu bile. Aynı şekilde Aboubakar’da kendisinden bekleneni vererek hücumda gereken yaratıcılığı sağlayıp gol krallığının bir diğer adayı haline gelmişti.

  Josef’in orta sahadaki direnci, sakinliği, pozisyon bilgisi, Atiba’nın alıştığımız oyunu ve istikrarı, Ghezzal’ın adrese teslim asistleri, Mensah ve Oğuzhan’ın en iyi performansa ulaşamasalar bile oynadıkları zamanlarda gösterdikleri yaratıcılık, Nkoudu’nun bireysel yeteneklerini yeri gelince sergilemesi ön tarafın bu kadar etkili olmasını sağlamıştı.

  Savunmada da işler beklenenden iyi gitmişti. Rosier’in sağ kanatta Ghezzal’la uyumu ve atletik yapısı, sahaya yansıttığı mücadeleyle birleşince taraftarların kendisini çabuk sevmesini sağlamıştı. Stoper tandemi ise Sergen Yalçın tarafından sürekli rotasyona giriyordu. Vida – Welinton, Vida – Montero, Welinton – Montero düzenli bir uyum yakalamış ve hatta yeri gelince her mevkide oynayabilen Necip’de bu uyuma ortak olmuştu bile. Altyapıdan yetişen Rıdvan’da yerinde bindirmelerle hem hücuma destek oluyor, hem doğru alan savunmasını yapıyordu. İlk geldiğinde taraftarlardan tepki alan Nsakala’da Sergen Yalçın’ın sürekli rotasyonda kullandığı bir diğer isim olarak yaptığı hatalarla bu seviyelerde zor tutunsa da elinden geleni sahaya yansıtmaya çalışıyordu. Genç yaşında kalenin emanet edildiği Ersin’de kalesinde gördüğü az pozisyonlara yaptığı kurtarışlarla takımın çoğu maçı gol yemeden geçirmesini sağlamıştı.

  Sergen Yalçın’ın her oyuncudan en verimli şekilde yararlanmaya çalışması ve doğru hamlelerle oyunu yönetmesi birkaç haftada Beşiktaş’ı liderliğe çıkardı. İlk yarının son 8 maçından 7’sini kazanıp, sadece Hatayspor’la berabere kaldı. Hatayspor maçında 18 şut çeken Beşiktaş, kontra ataklardan gelen pozisyonlarda Boupendza’ya engel olamadı. Ama Sergen Yalçın’ın ekibi bu puan kaybına takılmadan sonraki hafta Galatasaray’ı yenerek sezonun ilk yarısını 44 puanla lider kapatmasını bildi.

İkinci yarının ilk maçında evinde Trabzonspor ile karşılaşan Beşiktaş, alıştığımız lig standartlarının çok üstünde geçen, çok pozisyonun yaşandığı ve öne geçtiği mücadeleden önce şanssız bir gol yiyerek, sonra Nwakaeme’nin bireysel yetenekleriyle çıkardığı topta Hugo’nun şutuna engel olamayarak 2-1 mağlup ayrıldı. 22 şutla sezonun en fazla şutunu çektiği, 8 isabetli şutla en fazla 2. isabetli şutunu çektiği (1. Rizespor maçı 10 isabetli şut) maçı oynayan Beşiktaş, Uğurcan’ın gösterdiği muhteşem performansla kahraman olduğu maçta aradığı golleri bulamadı. Kaybetmesine rağmen taraftarın sahadaki oyundan memnun olması, takıma ve Sergen Yalçın’a güveni, sosyal medyadan destek olmasını da sağladı.

Ara transfer döneminde Hulk ile ciddi olarak ilgilenen ama maddi şartlardan dolayı bu transferi gerçekleştiremeyen Beşiktaş, transferin son günü Cenk Tosun’u kadrosuna kattı. Sezonun kalanında ise güzel oyunla taraftarını mutlu ederek şampiyon olmak istiyor.

Futbol Ofisi’nin değerli ekip üyesi Emre’ye değerlendirmesi ve emeği için teşekkür ederiz.